Poli-L-laktik Asit
Poli-L-laktik Asit
Kliniğimizde kullanılan, FDA onaylı Poli-L-laktik asit (PLLA-SCA) mikropartikülleri içeren ilk ve orijinal enjekte edilebilir kolajen stimülatörü; cilt yapısının yenilenmesine yardımcı olur ve uzun süreli bir iyileşme süreci sağlar. Uygulama protokolü genellikle 45 gün ara ile 2 seans olarak planlanır ve kişiye özel ihtiyaçlara göre şekillendirilir. Etkisi kısa sürede görülmeye başlarken, yaklaşık 24 aya kadar kalıcı sonuçlar sunar. İşlem süreci son derece konforlu ve güvenli olup günlük yaşamı etkilemez. (PLLA-SCA) mikropartikülleri içeren ilk ve orijinal enjekte edilebilir kolajen stimülatörü, yüz cilt yapısının yenilenmesine yardımcı olarak uzun süreli cilt iyileşmesi sağlayabilir. Seans sayısı ortalama olarak, birkaç ay boyunca 2 ila 3 tedavi seans oluyor. Her seanstaki enjeksiyon sayıs belirlenen tedavi planına göre değişecektir. Klinik çalışma katılımcılarının çoğu sonuçları 1 ay gibi kısa bir sürede görmüş ve 2 yıla kadar kalıcı sonuçlar elde etmiştir. Tipik tedavi en az 6 ay arayla 2 seanstır.
Doğal Kolejeninizi Geri Kazandırın
Tüm yanak bölgesini sıkılaştırmak ve pürüzsüzleştirmek ve çene çizgisi boyunca cildi sıkılaştırmak için doğal kolajen üretiminizi uyararak cildinizin temelini geri kazanmanıza yardımcı olur.
Anestezi
Local Krem
Mevsim
Her Mevsim
İşe Dönme
Hemen
Sonuç Kalıcığı
18-24 Ay
Poli-L-laktik Asit İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Poli-L-laktik Asit (PLLA) içeren ve cilt altına enjekte edildiğinde kolajen üretimini tetikleyen uzun etkili bir biyouyumlu dolgu maddesidir.
Poli-L-laktik Asit uygulamasının etkisi kademeli olarak ortaya çıkar ve genellikle 2 yıla kadar devam edebilir. Düzenli seanslarla etki süresi uzatılabilir.
Yüzdeki hacim kayıplarını gidermek, cildi sıkılaştırmak, yanak ve şakak bölgesine dolgunluk kazandırmak, sarkmaları azaltmak ve genel olarak gençleştirme etkisi sağlamak için kullanılır.
Hyaluronik asit dolgular anında etki gösterirken, Sculptra cildin doğal kolajen üretimini artırır. Bu sayede etkiler daha doğal ve uzun süreli olur.
En sık yüz, şakak, yanak, çene hattı ve çene ucu bölgelerinde kullanılır. Ayrıca ciltte elastikiyet kaybı olan alanlarda da tercih edilmektedir.